SERXWEBÛN (Novella)

SERXWEBÛN – Parçalanmış Bir Ülkeden Sesler

Berlin ile Dersim arasında, tarihin gölgeleri eşliğinde; direniş, aşk ve onur arayışını anlatan bir hikâye şekilleniyor. İki genç kadın – Jine ve Sera – yalnızca bir protestodan ibaret olmayan bir hareket kuruyorlar: bu, öz-yönetim çağrısı, çaresizliğe karşı bir başkaldırıdır.

Jeopolitik entrikaların, ailevi kırılmaların ve dijital umutların ortasında, silaha ihtiyaç duymadan mücadele eden bir ağ büyüyor. Bu ağ, diliyle, hafızasıyla ve özgür bir Kürdistan özlemiyle yaşıyor.

Bu novella, aynı zamanda bir Kürdistan manifestosudur. Bir halkın varoluşuna, direnişine ve hayaline adanmış; edebiyatın diliyle yükselen bir duruşun sesi, düşünsel bir çağrıdır.

Manifesto, bir düşüncenin, bir hareketin ya da bir halkın temel ilkelerini, hedeflerini ve duruşunu açıkça ortaya koyan metindir. Manifestolar, sadece fikir beyanı değil; çağrıdır, yön göstericidir, bazen de bir isyanın sesi.

Bu metin, edebi bir nabızdır – düşüncelerin sınırları aşabileceğine inananlar için yazılmıştır. Her cümlesi, Kürdistan’ın ruhuna dokunur; her kelimesi, özgürlük arzusunun yankısıdır.

Sansür çağında cesareti, baskı karşısında dostluğu ve susmayı reddedenlerin içinden doğan sessiz gücü anlatan bir kitap. Kürdlerin bağımsızlık yolunu aydınlatan; didaktik unsurlar taşıyan, gerçekçi ve duyarlı bir üslupla kaleme alınmış bir novella.

******

İlk eleştiri ise çok değer verdiğim arkadaşımız sevgili Rodi Zerdüşt’en geldi:

Sevgili Alan Lezan

Yazdıklarını büyük bir dikkat ve hayranlıkla okudum. Kalemin öylesine berrak, üslubun öylesine temiz ki, hem kişisel bir hikâyeyi hem de toplumsal tarihimizin ağır yükünü aynı sayfalara sığdırmayı başarmışsın. Jine’nin yolculuğu üzerinden ölümün eşitlikçi sessizliğini, diasporada kimlik arayışının sancılarını ve ulusal mücadelenin çetrefilli yollarını derin bir kavrayışla aktarmışsın.

Metnin yalnızca bir anlatı değil, aynı zamanda bir sorgulama olduğunu hissettim. Ölüm ve yasın felsefi boyutundan, diaspora yaşamındaki kültürel gerilimlere; PKK-Öcalan çizgisine yönelik politik eleştiriden, bireysel eylem ile kolektif direniş arasındaki bağa kadar birçok katmanı aynı titizlikle örmüşsün. Bu yüzden yazını sadece edebi değil, tarihsel ve politik bir belge gibi de okudum.

Bize böyle temiz bir dil, güçlü bir analiz ve duyarlı bir kalem sunduğun için sana teşekkür ederim. Böylesi metinler hem hafızamızı tazeler hem de yolumuzu aydınlatır.

Sevgi ve saygıyla,

Rodi